Şişli

0

Şişli, İstanbul ilinin Avrupa yakasında yer alan bir ilçesidir. 25 mahallesi bulunan Şişli, doğuda Beşiktaş, kuzeyde ve batıda Kağıthane ve güneyde Beyoğlu ilçeleri ile komşudur.

Denize sahili olmayan Şişli ilçesinde çok sayıda tarihî eser, iş yeri, modern ticaret merkezi, kültür ve sanat merkezi bulunmaktadır. 1954’te ilçe olan Şişli ilçesi 1987’de, Kağıthane’nin ayrı bir ilçe olup ayrılmasıyla coğrafi olarak ikiye bölündü. Kuzeyde yer alan Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri bir öbek oluştururken, geride kalan diğer mahalleler gene ayrı bir öbek oluşturdular. Büyükdere Caddesi’yle birbirine bağlı olan bu iki öbekten kuzeyde olanı 2012 yılında Şişli’den ayrılarak Sarıyer’e bağlandı.

Etimoloji:

Şişli adının, zamanında şişçilikle uğraşan bir aileye ait olan Şişçilerin Konağı’nın adının zamanla Şişlilerin Konağı’na dönüştüğüne ve buradan geldiğine dair rivayet vardır. Diğer bir rivayet ise, Şişli adının, topografik olarak Beyoğlu Platosu’nda yükseltisi fazla olan bir bölgede bulunmasından geldiğidir.

Tarih:

Osmanlı dönemi:

İlçenin en eski mahallesi olan Tatavla’nın (Kurtuluş) 16. yy’da kurulduğu ileri sürülür. 19. yy’a kadar bağlar ve bostanlarla dolu olan Şişli’de çok az yerleşim vardı. Yerleşme alanı 19. yy’dan başlayarak Harbiye, Pangaltı ve Maçka’ya doğru yayılmaya başladı. 1870’te çıkan Büyük Beyoğlu Yangınında evsiz kalan Levantenler ve gayrimüslimler Harbiye çevresinde inşa edilen kagir binalara taşınmışlardır. 1870’lerde, Matbaa-i Osmaniye’yi kuran Osman Bey de Harbiye ile Şişli arasında geniş bir arazi satın alarak bu arazide konak yaptırmıştır.Feriköy’de ilk bira üretim tesisinin (Bomonti Bira Fabrikası) kurulması ve Şişli Etfal Hastanesi’nin açılışı da 1890’lara rastlar.

Gene 19. yy’ın son çeyreğinde Harbiye, Nişantaşı ve Teşvikiye’de birçok konak inşa edilmeye başlamıştır. Abdülmecid döneminde (1839-1861) imparatorluğun sınır bölgelerindeki yurtlarından olan birçok göçmen Şişli’nin hemen kuzeydoğusunda bulunan arpa tarlaları ve dutlukların olduğu -bugün Mecidiyeköy olarak bilinen- alana yerleştirildiler. Taksim’den yapılan atlı tramvay seferleri ilk kez 1881’de Şişli’ye kadar uzanmış, 1913’te elektrikli hale gelen tramvay hattının daha fazla uzatılmasına ihtiyaç olmadığı düşünülerek tramvay deposu da (bugün Cevahir Alışveriş Merkezi) Şişli ile Mecidiyeköy arasında inşa edilmiştir. İstanbul’daki önemli anıtlardan biri olan Abide-i Hürriyet de 1911’de açılmıştır.

Cumhuriyet dönemi:

Harbiye, Pangaltı, Kurtuluş, Osmanbey, Nişantaşı, Teşvikiye ve Şişli’nin görünümü 1920’lerden sonra değişime uğradı. Bu semtlerdeki bahçe içindeki ev ve konakların yerini yavaş yavaş apartmanlar almaya başladı.Apartmanlaşmanın yaygınlaşması eski ulaşım yollarının çok belirgin caddeler haline gelmesine yol açtı.1920’ler ve 1930’larda Şişli ve çevresi, varlıklı kimselerin bir apartman ya da apartman dairesi edinmek istedikleri ve bunun moda olduğu gözde semtler haline geldi.

1950’li yıllardan itibaren başlayan, İstanbul’a yoğun göç dalgası sonucunda Şişli’nin kuzeyinde Çağlayan ve Gültepe semtleri oluşmaya başladı.Bir köy olan Kağıthane’nin nüfusu da hızla artmaya başladı. Yoğun nüfus artışı sonucunda, Beyoğlu’na bağlı bir bucak olarak yönetilen Şişli, 1954’te yapılan bir düzenlemeyle ilçe yapıldı. Şişli ilçe olduğunda Kağıthane ve Ayazağa da Şişli İlçesi’ne bağlı köylerdi.

1960’larda emekli subaylar ve gazeteciler için yapılan sitelerle Esentepe ve Gayrettepe semtleri ortaya çıktı, Mecidiyeköy’deki bahçeli evlerin yerini de apartmanlar almaya başladı. Gene yoğun göç hareketleri sonucunda ilçenin kuzeyinde Hürriyet, Örnektepe, Kuştepe ve Çeliktepe adlarıyla yerleşmeler oluştu. Kağıthane yoğun bir sanayi merkezi haline gelirken Bomonti çevresideki fabrikalar da çoğaldı.Büyükdere Caddesi’nin batı kenarında da birçok yeni fabrika kuruldu. 1970’e gelindiğinde Şişli İlçesi’nin nüfusu çeyrek milyonu aşmıştı. Beyoğlu’nun 1970’lerde geçirdiği bazı olumsuzluklar sonucunda ünlü mağazalar ve alışveriş mekanları Harbiye, Nişantaşı, Osmanbey ve Şişli semtlerine kaydı. Böylece alışveriş merkezi haline gelen önemli caddelerde eskiden beri ikametgah olarak oturulan apartman daireleri de işyeri olarak kullanılmak üzere kiraya verildi ya da satıldı. 1980’lerde, Halaskargazi, Rumeli ve Valikonağı caddeleri İstanbul’un en gözde alışveriş merkez haline geldi. Bu gelişim daha sonra Mecidiyeköy, Gayrettepe ve Esentepe’yi de içine aldı. Bu semtlerde Büyükdere ve Yıldız Posta caddeleri kenarında eskiden ikametgah olarak kullanılan apartman daireleri giderek iş yerine dönüşrü.

1970’lerde oto tamirhanelerinin Dolapdere’den kaldırılması amacıyla Çeliktepe’nin kuzeyinde bir sanayi sitesi kuruldu. Aynı bölgenin çevresinde Sanayi Mahallesi adlı yeni yerleşme oluştu. Aynı dönemde nüfusu hızla artan Kağıthane’ye daha iyi hizmet götürebilmek için aynı bölge belediye yapıldı.

1980’lerde Şişli ilçesi bütünüyle kentsel alan içine katıldı. Böylece Kağıthane ve Ayazağa köy statüsünden çıktı. Şişli’nin nüfusu, 1980’lerin ortalarına gelindiğinde yarım milyonu aşmıştı. 1987’de Kağıthane’nin ilçe yapılarak Şişli’den ayrılmasıyla ilçenin nüfusu yarı yarıya düştü. Gene bu bölünmeyle Şişli ilçesi toprakları ikiye ayrıldı. Kuzey kesimindeki Ayazağa askeri ve sanayi alanları ile düşük nüfus yoğunluğuyla güney bölgesine göre farklılıklar gösterdi. 1990’lar ve 2000’lerde Büyükdere Caddesi üzerine yapılan yüksek katlı rezidans ve işyeri amaçlı olarak inşa edilen binalarla tekrar değişim yaşamaktadır. Dolayısıyla, Şişli’nin merkez ve Ayazağa ilçelerinin her ikisi de bir sanayi bölgesidir. (İstanbul’un New York ve Tokyo’su da Şişli-Kağıthane-Beşiktaş üçgenidir.)

Şişli ilçesi yaşadığı hızlı değişim sonucunda, İstanbul ve Türkiye ekonomisinin iş ve finans merkezi olma durumundadır. Kuzeydeki Maslak ve çevresi, 1980’lerden itibaren bazı bankalar ve firmaların merkez olarak tercih ettikleri bir çalışma alanı haline geldi.

2012 yılında yapılan idari düzenlemeyle ilçenin kuzey öbeğini oluşturan Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri Şişli’den ayrılarak Sarıyer ilçesine bağlandı.

Paylaş.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.