Başka Bir Dünya Mümkün mü ?

0

Gel bakalım, otur şimdi şöyle yakınlarıma, yamacıma.
Bu gün gezmeli, eğlenmeli bir şeylerden konuşmayacağız. Bu gün hayali güzel dünyadan konuşacağız. Güzel, kelimesini tam layığıyla kurmayalı epey zaman oldu değil mi ?
Güzel kız, güzel oğlan, güzel kedi, güzel ev değil kastettiğim.
Güzel hayat, güzel şehir, güzel doğa… Demek istediğim şey tam da bu…
Ne kadar güzel yaşıyorsun ?
Sence bu şehir hatta bu ülke ne kadar güzel ?
Ne kadar zaman oldu bol oksijenden ciğerlerinin nefes aldığını hissedeli ?
‘Bu şehrin kalabalığı yoruyor, havası boğuyor, insanı çekilmiyorlar’ düştü artık dillerden. Çünkü ülke yaşanılması zor bir hal aldı.
Kendi ülkemde yabancı gibi hissediyorum çoğu zaman. Sanki kendi memleketimde başkasının boyundurluğunda, başkalarının adaletsiz adaletinde kaçak göçek yaşıyormuş gibiyim. Birlik, beraberlik, bizim vatanımız gibi sadece laf olsun diye sahiplenme zırvalıklarına da inanmayı bırakalı çok oldu. Yaşadığın ülke de kendini güvensiz hissetme duygusu oldukça fazla. Seninde böyle hissettiğin oluyor mu ?
Olmuyor deme, tek olmamalıyım bu dünyada…
Belki de tekim, teksin, tekiz…
Biz olsaydık, çok olsaydık hangi güç geçerdi karşımıza da hesap sorardı ?
Hayal kurarım ben, en çokta çıkmaza girince… Çünkü, onca yitirilen masum insan aklımın oyunu sadece diyerek elimde itip buğulu çökmüşlüğü, o hayalimde karanlıktan uzanan el koyarım çıkışa, bunlar geçecek demeye inanmak için…
Geçecek, geçip gidecek diye umut ede ede mi bunlar geldi ülkenin başına demeden de edemiyorum aslında.
Şimdi ocağına ateş düşmüş anaya babaya nasıl denir ki hayal kur !
Yavrumu görüyorum dediğinde ne cevap verilir peki ?
Türk askeri imanına sarılıp bilek gücüyle altın tasta sunmadı mı bu vatanı bize, şimdi neden bölündük ?
Ne ara unuttuk insanca yaşamayı ?
Biz neden biz olamıyoruz, neden anlık menfaatler için bencilleşip iyiliği seçemiyoruz ?
Çok mu açız, çok mu yoksuluz, yoksa dört kolumuz var da ötekileştirdiğimizden mi farklıyız ?
Halbuki, elimizdeki ekmek kırıntısı ile kuş beslemeyi öğrenmiştik daha ufacık çocukken…
Şimdi neden evimizi paylaşamıyor, ekmeğimizi bölemiyoruz ? Neden güvenmiyoruz elleri çöpte yiyecek arayan bir kadına, neden arkamızda kim var diye tereddüt etmeden yürüyemiyor gelene geçene selam veremiyoruz ?
Tüm bu sorularımı sonlandıracak cevaplar bulamadığım için sana, bana, herkese bir dünya kuruyorum.
İnsanımız için, insanlık için bir dünya var içimde. Telaşsız, acele etmeden, herkesin paylaşımı bildiği, sevgiyle ekip biçebildiği bahçeleri olan yemyeşil bir dünya…
Üreten, yeşerten, büyüten ve besleyen bir dünya burası.
En son ne zaman domatesi, domates diye yedik… Hele de bu aralar son lokmalarımızmış gibi hissederken…
Bak bu dünya da; bombayı, silahı bırak saat yok alarm yok, koşturma yok.
Ekmeğin, odunun, çimenin kokusuna uyandığın bir sabah var. ‘İşim bitsin sonra’ diye devam eden cümleler yok, uzun uzun yapılan kahvaltılar sohbetler var. Yarın okurum diye ertelenen, bir köşeye bırakılan kitaplar var. Düşünsene koca bir kütüphanen var.

evde-kitaplik-kullanimi

Büyüteceğin çocuklar çiçek gibi açacak, mis kokacak. Toprak ile büyüyecek. Başının üstünde uçurtma uçacak. En güzeli de, hiç bilmeyecek parkların da bir bomba ile yerle bir edildiğini. Mutlu çocukluk yaşamış yetişkinler olacak.

BwooeG4IQAEWneB

Analar ağlamayacak, çünkü bu dünyada hasret yok, hoşça kal bile yok, telefon açıp tembih etmeler yok…
En son kendine ne zaman, zaman ayırdın ?
Mesai arası içtiğin kahve değil bahsettiğim, adam akıllı ne zaman bir gün senin oldu ?
Bak bu dünya da sen de varsın, senin kendine yetebilme mutluluğun da…
Yaşadığına üzülmek, dünyaya bir faydan olmadığını düşünmek, bunun altında ezilmek yok.
Gözyaşına, kayıplara, gidişlere alışmak yok. Tükenmiş cümleler, yorulmuş bedenler, yakarışlar, kana bulanmış kaldırımlar yok.
Düşünsene, her şey mümkün… Korkma yap hadi, bari hayal kurmaktan korkma. Onu da bombalayacak değiller ya ?
Sahi, böyle bir dünya gerçekte mümkün mü ?

61189p_d

Paylaş.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.