Baharı Müjdeliyor, Gülhane…

0

Güneşi yavaş yavaş hissetmeye başladık artık. Sanırım kuş cıvıltıları ve bahar çiçekleri de bunu anlatmaya çalışıyor.

Bizde düşündük seni Gülhane’ye davet etmeye karar verdik. Kalabalık hemen gözünü korkutmasın, bir sürü laleler eşlik edecek yol boyunca sana. Bunu düşün ve mutlu ol.

Osmanlının saray bahçesinde geziyorsun, düşünüyorsun kimler geldi kimler geçti… Bak sende geçiyorsun. Yaşa ve şanslı olmanın keyfini çıkar.

Parkın girişinde sağ tarafta İstanbul şehremini ve belediye başkanlarının büstleri vardır. Parkın ortasından iki yanı ağaçlı yol geçer. Bu yolun sağında ve solunda dinlenme yerleri, çocuk bahçesi bulunuyor. İstersen gez dolaş, istersen dinlen, istersen park içerisinde yer alan set üstü çay bahçesine gidip denize karşı çayını yudumla. Zamanım var diyorsan park içerisindeki  İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni ziyaret edebilirsin.

Ben ne zaman ki İstanbul’u merak etsem eskilerine, çok eskilerine dokunmak isterim. Gülhane’ye sadece gezmek için değil, ağacına dokunmak çimenini koklamak 1800 leri yaşamak için giderim.

Sende yapsana.

İçinde hisset, farzet Tanzimat Dönemi ve ferman tamda önünde okunuyor. Kişi hakların düzenleniyor, demoratikleşen ülkeye adım atılıyor, malın mülkün garanti altına alınıyor. Hukuk, kanun kavramlarını duyduğunda güvende olduğunu hissediyorsun.

Şu dönemde güvende miyiz, muamma… Düşün düşün nereye kadar… Hadi hadi laleler solmadan, güneş kız kaçmadan hafta sonu koş bi’ git var Gülhane’ye…

Neler olmuş, neler bitmiş birazda sen meraklan, araştır. Nasıl gideceğini ben anlatırım sana.

Bence en kolay tramvay. Kabataş/Bağcılar tramvay hattını kullanarak Gülhane istasyonunda inmen gerek.

Ama diyorsan ki şöyle bir boğazı göreyim, Eminönü – Sirkeci istikametinde sahil boyunca yürü, zaten Sarayburnu’na geldiğinde sağında tabelayı göreceksin.

Paylaş.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.